Ben bir ahunun gözlerinden düşeli beri
Ne tam akıllı olabildim, ne tam serseri
Hüzün çizgisini yıllarca aradı gönlüm
Buldu nihayet, gözlerini görünce gözüm
Bağırmak isterdim ahuya, uzun yollarda
Kurtar bedeni! sallanmasın darağacında
Duyurmak kastı ile avaz etmek istedim
Ahu sağırmış, bense dilsiz, bugün öğrendim
Ademe bildirildi en güzeli esmanın
Bense dilsiz, altında yaşıyorum semanın
Kayıyordu avucumdan; O, zaman ve ışık
O günden beri ruhum, kaybetmeye alışık
Kaybediyorken O’nu düşüyordum kuyuya
Ben Yusuf olurken, O olmuyordu Züleyha.
Kaçıyordu sözden, bakıştan, hep köşe bucak
Gönül sürgünüm Yarab! Ne zaman son bulacak
Gündüzü karartan, gecemi aydınlatan nur
Ahunun yokluğunda ruhuma yağan yağmur
Bin umudum olurdu, yürürdüm ardı sıra
Böyle yağmur yağması gelmezdi hiç hatıra
Sırılsıklam ruhumun hesabını ben verdim
Islandıkça dahası, fazlası yok mu derdim
Saçlarından süzülen damlalara ram olsam
Ağarmadan dökülen saçlarımı ben yolsam
Yağmur vurur cama, toprağa ve dahi suya
Yıkanırken cesedim haber verin Ahu’ya
Bu yazı toplam 127 defa okundu.