bu uzak sesler bu kalbi titreten uzak rüzgarlı sesler
bayır aşağı dört nala çocuk düşmesiyle uçuşan sesler
sırtında kekik yalnızlığı suratında acı taşıyan sesler
iflah olmaz susmaz hiçbir kalbe sığmaz bu sesler
ah ne çabuk sabah oluyor burada ne çabuk gözlerinde
kalbim ve sesler ve gözlerin ve aynı rüyadan uyanmaklığım
aynalardan geçip kalışım tıkanışım suretine ışığın aşıklığım
avuçlarımda avuç avuç taşlanmışlığım taşınmışlığım
her baharı sen sanmışlığım överken bile aldanmışlığım
ah ne çok uzattın ömrümü tükenmeyen hasretine böyle
dibace…
yüzüne düşen yaprak olmalı belki elim
içine genişleyen halka halka
kalkıp gitmeliyim gözlerine dağ bayır senken
saçların yol kesen harami artan ömrümden
Bu yazı toplam 96 defa okundu.